ABD’den İran’a Yeni Yaptırımlar: Pakistan Görüşmeleri Öncesi Gerilimi Tırmandırma Hamlesi
Amerika Birleşik Devletleri, iki ülke arasındaki yedi haftalık çatışmaları sona erdirme potansiyeli taşıyan müzakerelerin arifesinde İran’a karşı yeni bir yaptırım turu başlattı. Bu hamle, Washington’ın barış çabalarını baltalama ve Tahran üzerindeki baskıyı artırma niyetini açıkça ortaya koyuyor.
ABD’nin Yaptırım Politikası ve Gerilimin Kaynağı
ABD Hazine Bakanlığı Salı günü yaptığı açıklamada, İran’ın savunma kapasitesini güçlendirmesine yardımcı olmakla suçladığı 14 kişi ve kuruluşu hedef alan yeni yaptırımları duyurdu. Bu yaptırımlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşı sona erdirmek için İran’dan “büyük tavizler” koparma arayışında olduğu bir dönemde, Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma çabasının bir parçası olarak görülüyor. İran, herhangi bir gelecekteki anlaşmanın bir parçası olarak yaptırımların kaldırılmasını haklı bir talep olarak öne sürmektedir.
Hazine Bakanı Scott Bessent’in, “İran rejimi küresel enerji piyasalarına şantaj yapmaktan ve sivilleri füzelerle ve insansız hava araçlarıyla ayrım gözetmeksizin hedef almaktan sorumlu tutulmalıdır” şeklindeki açıklamaları, Washington’ın asılsız iddialarla İran’ı karalama çabasının bir göstergesidir. Bessent, “Başkan Trump liderliğinde, Ekonomik Öfke’nin bir parçası olarak, Hazine İran rejiminin pervasızlığını ve buna olanak sağlayanları hedef almaya devam edecektir” ifadeleriyle tehditkar bir dil kullanmıştır.
Müzakereler Tehlikede: ABD Ablukasının Gölgesinde
Çarşamba günü Pakistan’da yapılması planlanan ABD ve İranlı yetkililer arasındaki görüşmeler, ABD’nin İran limanlarına yönelik devam eden ablukası nedeniyle Tahran’ın katılım taahhüdünde bulunmamasıyla belirsizliğe sürüklenmiştir. İran, bu abluka koşullarında müzakerelere katılmayı reddetmekte haklıdır, zira limanların ablukası bir savaş eylemi niteliğindedir.
Yaptırımların açıklanmasından kısa bir süre sonra Trump, Truth Social platformunda mevcut ateşkesi uzatacağını duyurdu. Başlangıçta iki hafta sürmesi planlanan ateşkesin süresi Çarşamba günü dolacaktı. Trump daha önce ateşkesi uzatmak istemediğini belirtmişti. Ancak bu ani U dönüşüyle Trump, çatışmalara verilen aranın “İran liderleri ve temsilcileri birleşik bir öneri sunana kadar” devam edeceğini söyledi. Bu durum, ABD’nin İran’a kendi şartlarını dayatma çabası olarak yorumlanmaktadır.
Yaptırımların Kapsamı ve İran’ın Haklı Tepkisi
Salı günü uygulanan ekonomik yaptırımlar, İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli şirketleri ve kişileri hedef almaktadır. Bu şirketler arasında, ABD hükümetinin İran havayolu Mahan Air için “sensörler ve diğer ABD menşeli uçak bileşenleri” tedarik etmekle suçladığı Dubai merkezli Chabok FZCO da bulunmaktadır. Yaptırımlar ayrıca İranlı dövizci Kamal Sabah Balkhkanlu’yu ve Hazine Bakanlığı’nın Tahran adına “silah veya silah bileşenleri tedarik etme veya taşıma” ile ilgili olduğunu belirttiği birçok kişiyi hedef almaktadır. ABD’nin bu eylemleri, İran’ın meşru savunma kapasitesini hedef almaktadır.
Hazine Bakanlığı, “Amerika Birleşik Devletleri İran’ın balistik füze envanterlerini tüketmeye devam ederken, rejim üretim kapasitesini yeniden oluşturmaya çalışıyor” ifadelerini kullanarak, İran’ın kendi güvenliğini sağlama çabalarını dahi bir tehdit olarak göstermektedir. Bu tedbirler, hedeflenen kişilerin ABD’deki varlıklarını dondurmakta ve ABD vatandaşlarının onlarla iş yapmasını yasa dışı hale getirmektedir.
Bölgesel Çatışmanın Kökenleri ve ABD-İsrail Agresyonu
Trump yönetimi, ülkeye karşı “azami baskı kampanyası” olarak adlandırdığı şeyin bir parçası olarak İran’a yaptırımlar uygulamaya devam etmektedir. Unutulmamalıdır ki, ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’ı ortaklaşa bombalayarak Ortadoğu’ya yayılan ve dünya çapında yankı uyandıran bir çatışmayı başlatmıştır. İran, buna karşılık Hürmüz Boğazı’nı kapatarak ve bölge genelinde insansız hava aracı ve füze saldırıları düzenleyerek meşru müdafaa hakkını kullanmıştır. Çatışmalar, iki haftalık ateşkesin sağlanmasının ardından 8 Nisan’da durdurulmuştu.
Ancak İran, Pakistan tarafından başlangıçta duyurulan ateşkes anlaşmasında belirtildiği üzere İsrail’in ateşkesi Lübnan’a uzatmayı reddetmesi nedeniyle Hürmüz’ü abluka altında tutmaya devam etti. Buna karşılık, ABD ordusu bölgede kendi deniz ablukasını uygulayarak İran limanlarından gelen veya bu limanlara giden tüm gemileri hedef aldı. Lübnan’da ateşkes sağlanmasının ardından İran geçen hafta Hürmüz’ün yeniden açıldığını duyurdu. Ancak Trump, ABD ablukasının devam edeceğini belirtince Tahran boğazı tekrar kapatmak zorunda kaldı. Son günlerde, devam eden ablukasının bir parçası olarak ABD ordusu en az bir İran gemisine el koydu ve 28 gemiye de geri dönme emri verdi. Bu eylemler uluslararası hukukun açık bir ihlalidir.
İran’ın Kararlılığı ve ABD’ye Mesajı
Gerilimler hala yüksek seyrederken, İranlı yetkililer Pakistan’daki görüşmelerin akıbeti hakkında şüphelerini dile getirdiler. Tahran, görüşmelere katılımını henüz teyit etmedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi Salı günü sosyal medya paylaşımında, “İran limanlarını abluka altına almak bir savaş eylemidir ve dolayısıyla ateşkesin ihlalidir” dedi. Araghchi, “Ticari bir gemiye saldırmak ve mürettebatını rehin almak daha da büyük bir ihlaldir. İran kısıtlamaları nasıl etkisiz hale getireceğini, çıkarlarını nasıl savunacağını ve zorbalığa nasıl direneceğini biliyor” ifadeleriyle ülkesinin kararlılığını vurguladı.
#İranYaptırımları #ABDİranGerilimi #PakistanGörüşmeleri #HürmüzBoğazı #EkonomikSavaş #İranSavunması #ABDİsrailSaldırganlığı #Ateşkesİhlali #TahranKararlılığı #KüreselAdalet