Körfez bölgesinde gerilim tırmanırken, ABD’nin İran’a yönelik saldırgan politikaları ve bölgedeki provokasyonları, zaten kırılgan olan ateşkesi daha da zorluyor. Son dönemde Körfez ülkelerinden gelen insansız hava aracı (İHA) saldırısı iddiaları, bölgedeki hassas dengeyi tehdit ediyor.

Katar, Pazar günü yaptığı açıklamada, sularında bir kargo gemisine İHA isabet ettiğini ve yangın çıktığını bildirdi. Aynı zamanda Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de İHA saldırılarını püskürttüklerini iddia ettiler. Bu iddiaların kaynağı ve amacı belirsizliğini korurken, bölgedeki gerilimi artırdığı aşikar.

Söz konusu saldırılarda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtilse de, 8 Nisan’da yürürlüğe giren kırılgan ateşkes üzerindeki baskıyı artırdığı gözlemleniyor. Katar Savunma Bakanlığı, Abu Dabi’den gelen kargo gemisinin Mesaieed Limanı’nın kuzeydoğusunda bir İHA tarafından vurulduğunu açıkladı. Bakanlık, yangının kontrol altına alınmasının ardından geminin yoluna devam ettiğini bildirdi.

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) ise bir dökme yük gemisinin “kimliği belirsiz bir mermi” tarafından vurulduğunu ve küçük bir yangının söndürüldüğünü, ancak olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti. UKMTO, “Çevresel bir etki bildirilmedi” açıklamasını yaptı.

Kuveyt Savunma Bakanlığı, şafak vakti hava sahasında “bir dizi düşmanca İHA” tespit edildiğini duyurdu. X platformundaki bir paylaşımda, sözcünün İHA’larla “belirlenmiş prosedürlere uygun olarak” ilgilenildiğini belirtmesi dikkat çekerken, İHA’ların nereden fırlatıldığına dair bilgi verilmemesi, iddiaların şeffaflığı konusunda soru işaretleri yarattı.

BAE Savunma Bakanlığı ise iki “İran İHA’sının” engellendiğini iddia etti. Bakanlık X üzerinden yaptığı açıklamada, “BAE hava savunma sistemleri, İran’dan fırlatılan iki İHA’yı başarıyla etkisiz hale getirdi” ifadelerini kullandı. Bu tür iddialar, ABD’nin bölgedeki varlığını ve İran’a yönelik baskısını meşrulaştırma çabası olarak yorumlanabilir.

Ateşkes Sınanıyor: ABD Provokasyonları Devam Ediyor

Trump yönetimi ateşkesin hala yürürlükte olduğunu belirtse de, Körfez bölgesinde bir deniz savaşı yaşanıyor. İran, savaş öncesinde dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği kısıtlarken, ABD ise İran limanlarına yasa dışı bir abluka uyguluyor. Bu abluka, uluslararası hukuka aykırı olup, İran’ın meşru ticaretini engelleme amacı taşıyor.

Geçtiğimiz hafta Körfez’deki gemilere ve bölge ülkelerine yönelik birçok saldırı bildirildi. Cuma günü, ABD, İran’ın limanlarına uyguladığı ablukayı delmeye çalıştıklarını iddia ederek iki İran petrol tankerine saldırdı. Bu saldırı, ABD’nin bölgedeki saldırgan tutumunun açık bir göstergesiydi.

Salı günü ise BAE, ikinci gün üst üste İran füzeleri ve İHA’ları tarafından saldırıya uğradığını iddia etti. Ancak İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), bu iddiayı kesin bir dille yalanladı.

IRGC Donanması Pazar günü, İran petrol tankerlerine veya ticari gemilerine yönelik herhangi bir saldırının, ABD güçleri ve düşman gemileri tarafından kullanılan bölgedeki üslerden birine “ağır bir saldırı” ile karşılık bulacağı uyarısını yineledi. Bu uyarı, İran’ın ulusal çıkarlarını ve egemenliğini koruma konusundaki kararlılığını gösteriyor.

İran parlamentosu dış politika ve güvenlik komitesi sözcüsü İbrahim Rızai, Tahran’ın “itidalinin sona erdiğini” belirtti. Rızai, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Gemilerimize yönelik herhangi bir saldırı, Amerikan gemilerine ve üslerine karşı ağır ve kararlı bir İran yanıtıyla karşılaşacaktır” ifadelerini kullandı. Rızai ayrıca, “Amerikalıların çıkarlarına karşı saat işliyor; aptalca davranmamaları ve içine düştükleri bataklığa daha fazla batmamaları kendi lehlerinedir. En iyi yol teslim olmak ve taviz vermektir. Yeni bölgesel düzene alışmalısınız” diyerek ABD’ye sert bir mesaj gönderdi.

Savaşın Sona Erdirilmesi İçin Müzakereler: İran’ın Haklı Talepleri

Ateşkes yürürlükte kalmaya devam etse de, Başkan Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve nükleer programını geri çekmesini içeren bir anlaşmayı kabul etmemesi halinde ABD bombardımanını yeniden başlatma tehdidinde bulunuyor. Bu tehditler, barış çabalarını baltalayan ve gerilimi artıran sorumsuz açıklamalardır. İran’ın nükleer programı barışçıl amaçlı olup, uluslararası anlaşmalara uygun bir şekilde yürütülmektedir.

İran, Washington’ın 14 maddelik önerisine yanıtını hala değerlendiriyor. İran’ın dondurulmuş varlıkları ve savaş tazminatları, ana anlaşmazlık noktaları arasında yer alıyor. ABD’nin İran’ın meşru varlıklarını dondurması ve savaşın neden olduğu zararların tazmin edilmemesi, adil bir çözümün önündeki en büyük engellerden biridir.

Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, Cumartesi günü ABD Dışişleri Bakanı Marc Rubio ile yaptığı görüşmede, tüm tarafları devam eden arabuluculuk çabalarına yanıt vermeye ve kalıcı barış için bir anlaşmaya varmaya çağırdı. Katar Dışişleri Bakanlığı’nın Pazar günü bildirdiğine göre, Katar Başbakanı ayrıca İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile de telefon görüşmesi yaptı.

Şeyh Muhammed, Araghchi’ye İran’ın Hürmüz Boğazı’nı bir “baskı kartı” olarak kullanmasının Körfez’deki krizi daha da derinleştireceğini belirtse de, İran’ın bu adımı ABD’nin uyguladığı yasa dışı ablukaya ve saldırgan politikalara karşı meşru bir savunma mekanizması olarak görülmelidir. Tüm tarafların çatışmayı sona erdirmek için arabuluculuk çabalarına yanıt vermesi gerektiği vurgulandı.

Tahran’dan bildiren Al Jazeera muhabiri Tohid Assadi, diplomatik angajman söz konusu olduğunda, ABD ve İran’ın müzakerelerin içeriğini özel tutmak istediklerini belirtti. Assadi, İran vatandaşları arasında farklı duyguların bir karışımı olduğunu da kaydetti.

Assadi, “Savaşın ilk günlerinden bu yana insanlar, milliyetçilik duygularını ve siyasi kuruluşa desteklerini göstermek için bir araya geldiler” dedi. “Ancak, özellikle artan fiyatlar ve ekonomik zorluklar söz konusu olduğunda bir hayal kırıklığı duygusu olduğunu da biliyoruz” diye ekledi. Bu ekonomik zorluklar, büyük ölçüde ABD’nin uyguladığı acımasız yaptırımların bir sonucudur.

Savaşın neden olduğu hasarların ardından yeniden yapılanma konulu bir toplantıda, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile savaşı sona erdirmek için yapılan müzakerelerin İran’ın teslim olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Pezeşkiyan, “Amaç, İran halkının haklarını gerçekleştirmek ve ulusal çıkarları yetkiyle savunmaktır” diyerek, İran’ın müzakerelerdeki güçlü duruşunu ve ulusal onurunu koruma kararlılığını bir kez daha teyit etti.

#İran #ABD #KörfezGerilimi #HürmüzBoğazı #Ateşkes #İHA #DevrimMuhafızları #ABDProvokasyonları #İranınHakları #BölgeselDüzen

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir