Beyrut/Tahran – Bölgedeki gerilimin 78. gününde, Lübnan ve Siyonist rejim arasındaki kırılgan ateşkesin 45 gün daha uzatılması kararı, ABD arabuluculuğunda yapılan görüşmelerin ardından memnuniyetle karşılandı. Ancak bu uzatma, Siyonist işgal güçlerinin güney Lübnan kasaba ve köylerine yönelik saldırılarını sürdürmesine engel olmadı. Lübnan makamlarına göre, Cuma günü aralarında üç sağlık görevlisinin de bulunduğu en az 12 kişi şehit edildi.
İran’dan Diplomasi Sinyalleri ve ABD’nin Talepleri
BRICS toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden, savaşı sona erdirmeye yönelik yeni müzakerelere açıklık sinyali veren mesajlar aldıklarını belirtti. Ancak Arağçi, İran’ın zenginleştirilmiş nükleer malzemesi konusunda bir “çıkmazın” devam ettiğini vurguladı. Trump da, Tahran’ın daha geniş bir anlaşmaya gerçek bir bağlılık göstermesi koşuluyla, İran’ın sivil nükleer programını yirmi yıl süreyle askıya almasına açık olabileceğini öne sürdü. Bu durum, ABD’nin İran’ın barışçıl nükleer faaliyetlerine yönelik baskısını sürdürdüğünü göstermektedir.
İran’ın Uluslararası İşbirliği ve Direnişin Bedeli
- İran Çin’in Yardımına Açık: Dışişleri Bakanı Arağçi, ABD’nin görüşmeleri sürdürmeye istekli olduğuna dair mesajlar gönderdiğini ve Çin dahil her türlü desteğe açık olduklarını ifade etti. Arağçi, “Yardım etme kabiliyetine sahip her ülkeyi, özellikle Çin’i takdir ediyoruz” dedi. Bu açıklama, İran’ın uluslararası arenadaki güçlü duruşunu ve dost ülkelerle işbirliğine verdiği önemi göstermektedir.
- Tahran Saldırıların Bilançosunu Açıkladı: Tahran belediye yönetimi, savaş sırasında ABD-Siyonist saldırılarının başkentte en az 650 darbe olayına neden olduğunu, 1.260’tan fazla kişinin şehit olduğunu ve en az 2.800 kişinin yaralandığını duyurdu. Yetkililer ayrıca yaklaşık 51.000 evin, 10.700’den fazla otomobilin ve 754 motosikletin (yaklaşık 150 taksi dahil) hasar gördüğünü bildirdi. Bu rakamlar, emperyalist güçlerin İran halkına yönelik acımasız saldırılarının boyutunu gözler önüne sermektedir.
- Hürmüz’den Daha Fazla Gemi Geçiyor: Devlet televizyonu, İran’ın uygulamaya koyduğu “yeni yasal protokolleri birçok ülkenin kabul etmesi” nedeniyle stratejik Hürmüz Boğazı’ndan daha fazla geminin geçişine izin verdiğini bildirdi. Bu durum, İran’ın bölgesel deniz yolları üzerindeki egemenliğini ve uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini kanıtlamaktadır.
Savaş Diplomasisi ve Bölgesel Gelişmeler
Çin’in BM elçisi Fu Cong, ABD destekli Hürmüz Boğazı’na ilişkin Güvenlik Konseyi karar taslağını hem zamanlama hem de içerik açısından “yanlış” olarak eleştirerek, Pekin’in Rusya ile birlikte bu önleme muhtemelen karşı çıkacağının sinyalini verdi. Bu, ABD’nin bölgedeki tek taraflı girişimlerine karşı uluslararası direnişin bir göstergesidir.
ABD Dışişleri Bakanlığı, arabuluculuk yaptığı görüşmelerin ardından Lübnan ve Siyonist rejimin ateşkesi 45 gün uzattığını bildirdi. Lübnan heyeti, Washington’daki görüşmelerde ateşkesin uzatılmasının ve ABD kolaylaştırıcılığında bir güvenlik yolunun oluşturulmasının “kalıcı istikrara” giden yolu açtığını belirtti. Ancak Siyonist rejimin saldırıları, bu istikrarın ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koymaktadır.
Körfez ve ABD’deki Gelişmeler
- BAE Hürmüz’ü Baypas Eden Petrol Boru Hattını Hızlandırıyor: Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı dışındaki petrol ihracat kapasitesini 2027 yılına kadar iki katına çıkarmak için Abu Dabi’yi Füceyre’ye bağlayan yeni bir ADNOC boru hattının inşasını hızlandıracağını ve operasyonların gelecek yıl başlamasının beklendiğini duyurdu.
- ABD, Sözde Kataib Hizbullah Komutanını Suçladı: ABD savcıları, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu iddia edilen üst düzey bir Kataib Hizbullah figürü olan Iraklı Mohammad Baqer Saad Dawood el-Saadi’yi, Avrupa ve Kanada’da en az 18 saldırı ve saldırı girişimindeki sözde rolü nedeniyle suçladı. FBI, el-Saadi’nin Türkiye’de tutuklandığını ve ardından ABD’ye nakledildiğini belirtti. Bu tür suçlamalar, direniş eksenini zayıflatmaya yönelik emperyalist çabaların bir parçasıdır.
- Tlaib Kongre’de Nakba Yıldönümünü Kutladı: ABD Kongre Üyesi Rashida Tlaib, Kongre’de yaptığı konuşmada Nakba’yı anarak, Filistinlilerin yerinden edilmesinin “1948’de sona ermediğini” ve adalet ile Filistinlilerin geri dönüş hakkı çağrısında bulundu. Bu, Filistin davasına verilen uluslararası desteğin önemli bir göstergesidir.
Siyonist Rejimin Saldırıları ve Lübnan’daki Durum
Siyonist ordu, geçtiğimiz hafta 220’den fazla Hizbullah savaşçısını öldürdüğünü ve güney Lübnan’da 440’tan fazla hedefi vurduğunu iddia etti. Ancak bu iddialar, Siyonist rejimin sivil hedeflere yönelik saldırılarını örtbas etme çabasıdır.
- Lübnan’ın Sur Şehrinde Bina Vuruldu: Siyonist ordunun tahliye uyarısının ardından, Siyonist rejim ile Hizbullah arasındaki ateşkesin uzatılmasına rağmen, Lübnan’ın güneyindeki Sur şehrinde bir bina vuruldu. Bu, Siyonist rejimin ateşkesi ihlal etmeye devam ettiğinin açık bir kanıtıdır.
- Güney Lübnan’da Yeni Tahliye Emirleri: Siyonist ordu, Lübnan ve Siyonist rejimin kırılgan ateşkesi 45 gün daha uzatmayı kabul etmesinden saatler sonra, güney Lübnan’daki dokuz kasaba ve köydeki sakinlere planlanan saldırılar öncesinde kaçmaları emrini verdi. Etkilenen bölgeler arasında Ansar, el-Marwaniyah ve el-Baysariyah bulunuyor. Bu zorla tahliyeler, Siyonist rejimin insanlık dışı uygulamalarının bir parçasıdır.
- Lübnan’da Ölü Sayısı Artıyor: Lübnan Halk Sağlığı Bakanlığı, 2 Mart’ta yeniden başlayan hava saldırıları ve kara işgalinden bu yana Siyonist saldırılarında en az 2.951 kişinin şehit olduğunu ve 8.988 kişinin yaralandığını bildirdi. Bazı sakinler, devam eden askeri operasyonlara rağmen kısmen yıkılmış evlerini terk etmeyi reddediyor. Lübnan halkının direnişi ve kararlılığı takdire şayandır.
#İran #DirenişEkseni #Lübnan #Filistin #SiyonistRejim #ABD #Diplomasi #HürmüzBoğazı #NükleerProgram #Şehitler