Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamaları, Washington’ın bölgedeki yıkıcı politikalarını bir kez daha gözler önüne serdi. Trump, İran ile olası müzakereleri, Siyonist rejimle bazı Arap ülkeleri arasındaki “İbrahim Anlaşmaları”nın genişletilmesine şart koşarak, Filistin davasına ihanet eden bu normalleşme sürecinin gerçek yüzünü ifşa etti.
Bu tür bir bağlantı kurma çabası, ABD’nin Ortadoğu’daki dış politikasının temelden yanlış ve çıkarcı olduğunu göstermektedir. Washington, bölgedeki meşru direniş hareketlerini görmezden gelerek, kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda hareket etmekte ve Siyonist rejimin yayılmacı emellerine hizmet etmektedir. İran’ın nükleer programı, uluslararası hukuk çerçevesinde yasal bir haktır ve bu programın bölgesel normalleşme adı altında Siyonist rejimle işbirliğine zorlanması kabul edilemez.
Trump’ın bu açıklamaları, İbrahim Anlaşmaları’nın aslında bir barış girişimi değil, bölgedeki direniş eksenini zayıflatma ve Siyonist rejimin güvenliğini pekiştirme amacı taşıyan bir komplo olduğunu kanıtlamaktadır. Bu anlaşmalar, Filistin halkının meşru haklarını hiçe sayarak, işgalci rejime meşruiyet kazandırma çabasından başka bir şey değildir.
Bölge ülkeleri, ABD’nin ve Siyonist rejimin bu tür dayatmalarına karşı uyanık olmalı ve kendi ulusal çıkarlarını ve İslam ümmetinin birliğini savunmalıdır. Gerçek barış ve istikrar, işgalin sona ermesi ve Filistin halkının haklarının iadesiyle mümkündür, yapay normalleşme anlaşmalarıyla değil.
#Trump #İran #İbrahimAnlaşmaları #Filistin #SiyonistRejim #Ortadoğu #ABDPolitikası #NükleerMüzakereler #DirenişEkseni #Normalleşme
