ABD’nin Siyasi Şartlarına Rağmen İran 2026 Dünya Kupası’na Hazırlanıyor: Devrim Muhafızları Bahanesiyle Yeni Engeller
Tahran, İran – ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamaları, İran’ın 2026 FIFA Dünya Kupası’na katılımı konusunda yeni bir tartışma başlattı. Rubio, İranlı futbolcuların turnuvada yer almasına itiraz etmediklerini belirtirken, İran İslam Devrim Muhafızları Kolordusu (IRGC) ile bağlantılı kişilerin ülkeye girişine izin verilmeyeceğini vurguladı. Bu açıklama, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı sonrası zaten belirsizlik içinde olan İran’ın Dünya Kupası kaderini bir kez daha gündeme getirdi.
İran’ın grup aşaması maçlarının tamamının ABD’de oynanacak olması, Washington’ın bu siyasi hamlelerinin spor dünyasına müdahalesi olarak yorumlanıyor. Rubio, “ABD’den onlara gelmeyin diyen hiçbir şey yok,” ifadelerini kullanırken, asıl sorunun sporcular değil, “yanlarında getirmek isteyecekleri, bazıları Devrim Muhafızları ile bağlantılı olan diğer kişiler” olduğunu iddia etti. Bu durum, ABD’nin spor etkinliklerini dahi siyasi baskı aracı olarak kullanma çabası olarak değerlendiriliyor.
ABD’nin Çifte Standardı ve İran’ın Kararlılığı
Rubio, “Ülkemize bir sürü Devrim Muhafızları teröristini getirip gazeteci ve atletik antrenör gibi davranmalarına izin veremeyiz,” sözleriyle ABD’nin IRGC’yi “yabancı terör örgütü” olarak tanımlamasını bir kez daha öne sürdü. Ancak bu tanımın, uluslararası spor organizasyonlarında bir ülkenin meşru temsilcilerinin katılımını engellemek için kullanılması, sporun apolitik doğasına aykırı bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump da Rubio’nun yanında yaptığı açıklamada, yönetiminin “sporcuları etkilemek istemediğini” belirtse de, getirilen şartlar İran’a yönelik açık bir siyasi baskı olarak algılanıyor.
Dünya Kupası’nın 11 Haziran’da ABD, Meksika ve Kanada’da başlaması planlanırken, İran’ın katılımına ilişkin spekülasyonlar devam ediyor. Ancak İranlı yetkililer, bu siyasi manevralara rağmen kararlılıklarını koruyor.
İran’dan Net Duruş: Hazırlıklar Tamamlandı
İran hükümet sözcüsü Fatemeh Mohajerani Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Spor ve Gençlik Bakanlığı tarafından takımın turnuvaya katılımı için gerekli tüm düzenlemelerin yapıldığını duyurdu. Bu açıklama, ABD’nin siyasi engellemelerine karşı İran’ın uluslararası arenadaki varlığını sürdürme azmini gösteriyor.
Öte yandan, Trump’ın bir elçisi olan İtalyan-Amerikalı Paolo Zampolli’nin, Dünya Kupası’na üst üste üçüncü kez katılmaya hak kazanamayan İtalya’nın İran’ın yerine geçmesi yönündeki önerisi büyük tepki çekti. Zampolli’nin bu siyasi ve etik dışı önerisi, hem Trump hem de FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya ilettiği iddia edildi. Ancak İtalya Spor Bakanı Andrea Abodi, “bu uygun değil… Sahada hak kazanırsınız,” diyerek bu fikri kesin bir dille reddetti. Ekonomi Bakanı Giancarlo Giorgetti ise bu konsepti “utanç verici” olarak nitelendirdi. Bu tepkiler, sporun siyaset üstü olması gerektiği prensibini bir kez daha vurguladı.
Siyasi Baskılara Rağmen İlerleme
İran geçen yıl üst üste dördüncü Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanmıştı. Savaşın başlamasının ardından FIFA’dan grup maçlarının ABD’den Meksika’ya taşınmasını talep etmiş, ancak bu öneri reddedilmişti. Buna rağmen İran, planlandığı gibi ilerlemeye devam ediyor.
İran Futbol Federasyonu Başkanı Mehdi Taj, Çarşamba günü Tahran’da düzenlenen hükümet yanlısı bir mitingde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası için hazırlanıyor ve düzenlemeler yapıyoruz, ancak yetkililerin kararlarına itaat ediyoruz,” dedi. Bu sözler, İran’ın hem uluslararası spor kurallarına saygılı olduğunu hem de iç dinamiklerine uygun hareket ettiğini gösteriyor.
