Pekin, bölgesel ve küresel dengeleri derinden etkileyecek önemli bir zirveye ev sahipliği yaptı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya gelerek iki ülke arasındaki ‘kırılamaz’ dostluğu ve ‘her koşulda’ stratejik ortaklığı daha da derinleştirme kararlılığını vurguladı.
Kırılamaz Dostluk ve Stratejik Ortaklık
Pakistan, Çin’in ‘her koşulda stratejik ortağı’ olarak gördüğü ayrıcalıklı ülkeler arasında yer alıyor. Bu köklü ilişkiler, yıllardır süregelen güçlü ekonomik, ticari ve güvenlik iş birliğiyle pekişiyor.
Pazartesi günü Pekin’deki Halk Salonu’nda Şerif’i ağırlayan Devlet Başkanı Şi, Pakistan Başbakanı’nı ‘eski bir dost’ olarak nitelendirdi. Şi, on yıllardır iki ülkenin birbirini anladığını, güvendiğini ve desteklediğini belirterek, ‘kırılamaz geleneksel bir dostluk’ inşa ettiklerini ifade etti.
Şi, uluslararası durum ne kadar değişirse değişsin, Çin’in komşuluk diplomasisinde Çin-Pakistan ilişkilerinin gelişimine her zaman öncelik verdiğini vurguladı. Pekin’in, İslamabad ile birlikte daha yakın bir Çin-Pakistan ortak gelecek topluluğu inşa etmeye ve ‘her koşulda’ iş birliğinde daha fazla başarı elde etmeye istekli olduğunu sözlerine ekledi.
Şerif ise Çin ve Pakistan’ı, ilişkileri ‘eşsiz’ olan iki ‘demir kardeş’ ülke olarak tanımladı. Bu ifade, iki millet arasındaki sarsılmaz bağların en güçlü göstergesi oldu.
Pakistan’ın Bölgesel Arabuluculuk Rolü
Bu ziyaret, Pakistan’ın ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığını sona erdirmeyi amaçlayan müzakerelerde öncü bir rol oynamaya devam ettiği kritik bir döneme denk geldi. Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin merkezinde yer alan Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in de Şerif’e eşlik etmesi, bu çabaların ciddiyetini ortaya koydu.
Münir ile birlikte Pekin’deki Çinli liderlere hitap eden Şerif, ‘Dünya kritik bir dönemden geçiyor’ dedi. Şerif, ‘İşler doğru yönde ilerliyor. Barışı teşvik etme konusunda Çin’in desteğine teşekkür etmek istiyorum’ ifadelerini kullandı.
Pakistan, geçtiğimiz ay kalıcı bir anlaşma sağlayamayan yüz yüze görüşmelere ev sahipliği yaparak Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında merkezi bir arabulucu olarak öne çıktı. Bu durum, Pakistan’ın bölgesel barış ve istikrar arayışındaki kararlı duruşunu bir kez daha gösterdi.
Çin’in Barışa Katkısı ve Ortak Girişimler
Çin ise daha sessiz bir rol üstlenerek Körfez ülkeleri yetkilileriyle telefon görüşmeleri ve toplantılar düzenledi. Pekin, Orta Doğu’da barış ve istikrarın bir an önce yeniden tesis edilmesi için Pakistan ile birlikte ‘olumlu katkılar sağlamak’ üzere çalışacağını belirtti. Bu, bölgedeki gerilimi düşürme yönündeki ortak iradenin bir yansımasıdır.
Çin devlet medyası raporlarına göre, Şi Pazartesi günü Şerif ile yaptığı görüşmede, İslamabad’ın ‘Orta Doğu’da barışa arabuluculuk etme konusundaki yapıcı rolünü’ takdir ettiğini dile getirdi.
Pakistan için, Pekin-Tahran arasındaki yakın ilişkiler göz önüne alındığında, Çin’i arabuluculuk çabalarına dahil etmek büyük önem taşıyor. Bu, daha geniş bir bölgesel uzlaşı zemini oluşturma potansiyeli sunuyor.
Mart ayında, Çin ve Pakistan dışişleri bakanlarının Pekin’de bir araya gelmesiyle beş maddelik bir girişim başlatılmıştı. Bu girişim, barış görüşmeleri yapılmasını ve dünya petrolünün ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte birinin geçtiği hayati su yolu olan Hürmüz Boğazı’nda normal seyrüseferin yeniden sağlanmasını talep ediyordu. Bu çağrı, küresel enerji güvenliği ve bölgesel istikrar için kritik bir adımdır.
#ÇinPakistanDostluğu #ŞiCinping #ŞahbazŞerif #OrtaDoğuBarışı #Bölgeselİstikrar #HürmüzBoğazı #DemirKardeşler #İranABDGerilimi #Diplomasi #KüreselGüvenlik
