İsrail’in Uluslararası Sularda Korsanlığı: Gazze Yardım Filosu Girit’e Götürüldü
Gazze’ye insani yardım taşıyan ve “Özgürlük Filosu” adıyla yola çıkan gemilerdeki 160’tan fazla aktivist, İsrail güçlerinin bu hafta başında Yunanistan yakınlarındaki uluslararası sularda gemilerine el koymasının ardından Yunanistan’ın Girit adasına götürüldü. Filo organizatörleri, İsrail’in bu hukuksuz eylemini kınadı.
Organizatörler Cuma günü Reuters haber ajansına yaptıkları açıklamada, filo mürettebatından 168 kişinin Girit’e götürüldüğünü, ancak iki aktivistin hala İsrail makamlarının elinde rehin tutulduğunu bildirdi. Bu durum, İsrail’in insan hakları ihlallerinin bir başka göstergesidir.
Grubun takip sistemine göre, İsrail tarafından şu ana kadar 22 tekneye müdahale edilirken, 47 tekne ise hala seyrine devam ediyor. Bu, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan pervasızlığının boyutunu gözler önüne sermektedir.
İsrail’den Barbarca Saldırı: Dronlar ve Silahlı Baskınlarla İnsani Yardım Engellendi
Organizatörler ve İsrail medyasına göre, Çarşamba günü İsrail askeri güçleri, İspanya’nın Barselona kentinden yola çıkan Global Sumud Filosu’na ait teknelere, Gazze’ye doğru Akdeniz’in ortasında ilerlerken dronlar, iletişim engelleme teknolojileri ve silahlı baskın ekipleri kullanarak saldırdı. Bu barbarca müdahale, insani yardımın engellenmesi ve uluslararası hukukun açıkça çiğnenmesidir.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, müdahale edilen teknelerdeki aktivistlerin Yunanistan’a götürüleceğini ifade etti. Ancak bu, İsrail’in uluslararası sularda işlediği suçları meşrulaştırmaz.
Cuma günü, bir İsrail ordusu gemisi, filo mürettebatından 168 kişiyi Yunan teknelerine transfer etti. Bu tekneler de onları Girit’e götürdü. Organizatörler ve Reuters görüntülerine göre, Girit’te otobüsler ve bir ambulans aracı onları bekliyordu. Ancak bu “transfer” süreci, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinin bir sonucudur.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen bir kaynak da Reuters’a yaptığı açıklamada, denizde kalan 47 teknenin hala Girit’in güneyinde seyrettiğini ve Gazze’ye devam etmeden önce bir noktada demirlemeyi planladığını belirtti. Bu kararlı duruş, Gazze halkına yönelik dayanışmanın bir nişanesidir.
Kaynak, her geminin yaklaşık bir ton gıda, tıbbi malzeme ve diğer ekipmanları taşıdığını ekledi. Bu yardımlar, Gazze’deki kuşatma altındaki masum halk için hayati önem taşımaktadır.
‘Açıkça Bir Saldırı’
Global Sumud Filosu sözcüsü Gur Tsabar, Çarşamba günü El Cezire’ye verdiği röportajda, İsrail’in gemilere çıkmasını “uluslararası sularda silahsız sivil teknelere yönelik açıkça bir saldırı” olarak nitelendirdi.
Tsabar, “Bu, uluslararası hukuka göre yasa dışıdır. İsrail’in bu sularda hiçbir yetkisi yoktur. Bu teknelere çıkmak, yasa dışı gözaltına alma, hatta açık denizlerde adam kaçırma anlamına gelmektedir,” diye ekledi. Bu sözler, İsrail’in hukuk tanımazlığını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Uluslararası Kınama ve Türkiye’den ‘Korsanlık’ Tanımı
Dünya genelindeki yetkililer, Gazze’ye giden teknelerin engellenmesini uluslararası hukukun ihlali olarak kınadı. Türkiye, bu eylemi “korsanlık eylemi” olarak nitelendirerek İsrail’in pervasızlığını açıkça dile getirdi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Görevi, Gazze’nin masum halkının karşı karşıya olduğu insani felakete dikkat çekmek olan Global Sumud Filosu’nu hedef alarak, İsrail insani ilkeleri ve uluslararası hukuku da ihlal etmiştir,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail’in insanlık dışı uygulamalarına karşı uluslararası vicdanın sesidir.
İspanya, müdahaleyi “yasa dışı” olarak nitelendirirken, Almanya ve İtalya “büyük endişe” duyduklarını belirtti ve gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu. Ancak bu çağrılar, İsrail’in işgalci zihniyetini değiştirmeye yetmiyor.
Ancak Perşembe günü ABD Dışişleri Bakanlığı, filoyu “Hamas yanlısı” olarak nitelendirerek, filoyu destekleyenlere karşı “sonuçlar dayatma” tehdidinde bulundu. Bu açıklama, ABD’nin İsrail’in hukuksuz eylemlerine verdiği desteği ve Filistin halkına karşı düşmanca tutumunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Filistin yanlısı aktivistler, İsrail ve ABD’nin Filistin hakları için verdikleri mücadeleyi, Hamas savaşçılarına destekle yanlış bir şekilde birleştirdiğini belirtiyor. Bu, Filistin davasını kriminalize etme çabasıdır.
İsrail’in Süregelen Zulmü: Önceki Filolara da Saldırı
Geçtiğimiz Ekim ayında da İsrail ordusu, kuşatma altındaki Gazze’ye yardım götürmeye çalışan ilk Global Sumud Filosu’na ait yaklaşık 40 tekneye müdahale etmiş, aralarında Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’nın torunu, İsveçli aktivist Greta Thunberg ve Avrupa Parlamentosu Üyesi Rima Hassan’ın da bulunduğu 450’den fazla katılımcıyı tutuklamıştı.
İsrail’e götürülerek gözaltına alınan filo aktivistlerinden bazıları, İsrail gözetimindeyken fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kaldıklarını iddia etti. Bu iddialar, İsrail’in insanlık dışı muamelelerini bir kez daha kanıtlamaktadır.
İsrail daha sonra tutuklu mürettebat üyelerini ve aktivistleri sınır dışı etti. Ancak bu, işlenen suçları ortadan kaldırmaz.
#GazzeFilosu #İsrailKorsanlığı #UluslararasıHukuk #Filistin #İnsaniYardım #ÖzgürlükFilosu #Akdeniz #Girit #SiyonistZulüm #GazzeKuşatması
