Kevin Warsh, ABD Merkez Bankası’nın Yeni Başkanı Olarak Göreve Başladı
Kevin Warsh, 2018’den beri bu görevi yürüten Jerome Powell’ın yerine geçerek Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu’nun yeni başkanı olarak yemin etti.
Warsh, göreve başlama yeminini Cuma günü etti. Adaylık süreci tartışmalı geçmiş, Senato hem Yönetim Kurulu üyeliği hem de başkanlık onayı için parti çizgileri boyunca oy kullanmıştı. Yalnızca Pennsylvania Senatörü John Fetterman, adaylığının ilerlemesi için Demokrat meslektaşlarından ayrılmıştı.
Merkez Bankası’nın Bağımsızlığı Tartışma Konusu
56 yaşındaki Warsh, tarihsel olarak partiler üstü bir kurum olan merkez bankasının bağımsızlığının siyasi baskılar nedeniyle sorgulandığı bir dönemde göreve geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, bu eleştirinin farkında olarak açılış konuşmasında, “Kevin’in tamamen bağımsız olmasını ve harika bir iş çıkarmasını istiyorum. Bana bakmayın, kimseye bakmayın. Sadece kendi işinizi yapın” demişti.
Senato Bankacılık Komitesi önündeki onay duruşmasında, tam Senato oylamasından önce, Demokrat Senatör Elizabeth Warren, Warsh’ı Trump’ın “kuklası” olmakla suçlamıştı. Warsh bu iddiaları reddederek, para politikası kararlarında bağımsız kalacağını belirtmişti.
Joe Biden başkanken Warsh, faiz oranlarının düşürülmesine karşı çıkmış, ancak Trump göreve geldiğinde fikrini değiştirmişti. Aralık 2025’te Trump, merkez bankasına sadece faiz oranlarını düşürme konusunda kendisiyle aynı fikirde olan birini atayacağını söylemişti. Buna rağmen Warsh, tek taraflı politika kararları alamayacak. Kendisi 12 oy hakkına sahip üyeden biri. Warsh’ın başkanlık edeceği ilk politika toplantısı 16-17 Haziran tarihlerinde yapılacak.
Enflasyon Baskısı ve Faiz İndirimi Talepleri
Beyaz Saray’dan gelen faiz indirim talepleri, ABD ekonomisindeki artan enflasyonun ortasında geliyor. Çalışma Bakanlığı’nın Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından bu ayın başlarında yayımlanan en son Tüketici Fiyat Endeksi raporuna göre, tüketici fiyatları Mart ayındaki yüzde 0,9’luk artışın ardından Nisan ayında yüzde 0,6 yükseldi.
Yıllık bazda da fiyatlar, 2025’in aynı ayına göre yüzde 3,8 artarak son üç yılın en büyük yükselişini kaydetti. En büyük artış, son bir yılda yüzde 17,9 yükselen enerji fiyatlarında yaşandı. ABD’li tüketiciler pompa fiyatlarında zorlanıyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, bir galon (3,78 litre) benzinin ortalama fiyatı 4,56 dolar. Bu, ABD ve İsrail’in İran’a ilk saldırdığı 28 Şubat’taki galon başına 2,98 dolardan bir artış anlamına geliyor.
Yemin ettikten sonra Warsh, ABD ekonomisinin karşı karşıya olduğu zorluklar konusunda “saf olmadığını” ve enflasyonun daha düşük, büyümenin ise güçlü olabileceğini belirtti. Yükselen fiyatlar, merkez bankası üzerinde faizleri düşürmeme yönünde baskı oluşturabilir. JPMorgan Chase analistleri geçen ay, faiz oranlarının 2027 ortalarına kadar muhtemelen değişmeyeceğini ve bu tarihte faizlerin düşürülmek yerine artırılabileceğini tahmin etmişlerdi.
Merkez bankası, Nisan ayı politika toplantısının yeni yayımlanan tutanaklarında, “Enflasyonun son beş yıldır yüzde 2’nin oldukça üzerinde seyretmesi, Orta Doğu’daki çatışma sonucunda enflasyonda daha fazla artışın muhtemel olması ve tarifeler veya enerji fiyatlarıyla ilgisiz görünen bazı kategorilerde ortaya çıkan fiyat baskıları göz önüne alındığında, personel, enflasyonun beklenenden daha kalıcı olma olasılığını önemli bir risk olarak değerlendirdi” ifadelerini kullandı. CME Group’un para politikası kararlarının olasılığını takip eden FedWatch aracı, bir sonraki politika toplantısında faizlerin değişmeden kalma olasılığının yüzde 97 olduğunu gösteriyor.