Kuveyt, İran Devrim Muhafızları (IRGC) üyesi olmakla suçladığı dört kişiyi, Bubiyan Adası’na deniz yoluyla sızmaya çalıştıkları ve bir Kuveyt askerini yaraladıkları iddiasıyla tutukladı.

İçişleri Bakanlığı Salı günü X’te yayımladığı bir açıklamada, operasyonun 1 Mayıs’ta gerçekleştiğini ve “Kuveyt’e karşı düşmanca eylemler gerçekleştirmek üzere özel olarak kiralanmış bir balıkçı teknesinde” tutuklanan deniz subaylarının, Devrim Muhafızları tarafından “sızma” göreviyle görevlendirildiklerini itiraf ettiklerini belirtti.

Bakanlık, grup üyelerini Albay Amir Hüseyin Abd Muhammed Zara’i ve Abdulsamad Yadallah Qanwati, Yüzbaşı Ahmed Cemşid Gulam Rıza Zülfikari ve Teğmen Muhammed Hüseyin Sehrab Faroughi Rad olarak teşhis etti.

Adadaki Kuveyt güçleriyle yaşanan çatışma sırasında bir Kuveytli askerin silahla yaralandığını bildirdi. Grubun diğer iki üyesi – denizci Yüzbaşı Mansur Qambari ve teknenin kaptanı Abdulali Kazem Siamari – çatışma sırasında kaçtı.

İran Dışişleri Bakanlığı ise suçlamaları reddetti ve dört İran vatandaşının derhal serbest bırakılmasını talep etti.

Bakanlık, dört İranlı denizcinin Kuveyt karasularına girdiğini kabul etti ancak bunun gizli bir askeri operasyonun parçası olmaktan ziyade navigasyon sistemlerindeki bir arızadan kaynaklandığını savundu.

İran Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Kuveyt’in “uygunsuz siyasi ve medya eylemleri” olarak nitelendirdiği durumu kınadı ve yerel yetkililere, İran büyükelçiliği çalışanlarının tutuklu dört kişiyle görüşmesine izin vermeleri çağrısında bulundu.

Kuveyt’in en büyük adası olan Bubiyan, Körfez’in kuzey ucunda, Irak sınırına yakın bir konumda yer alıyor. Önemli denizcilik rotalarına yakınlığı ve Kuveyt’in kuzeyindeki petrol sahaları ile askeri tesislerine yakınlığı nedeniyle stratejik bir değere sahip.

‘Açık İhlal’

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, söz konusu sızmayı Kuveyt egemenliğinin “açık bir ihlali” ve uluslararası hukukun ağır bir ihlali olarak kınadı. İran’dan “yasa dışı düşmanca eylemleri” derhal ve koşulsuz olarak durdurmasını talep etti.

Dışişleri Bakan Yardımcısı, İran’ın Kuveyt Büyükelçisi’ni çağırarak resmi bir protesto notası sundu ve Kuveyt’in Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. Maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu belirtti. Bakanlık, ihlalden Tahran’ı tamamen sorumlu tuttuğunu ifade etti.

Kuveyt Dışişleri Bakanı, Bahreynli mevkidaşından bir telefon görüşmesi aldı. Bahreynli bakan, sızmayı kınayarak “Kuveyt’in egemenliğini korumak ve halkını güvence altına almak için gerekli tüm tedbirleri alma konusundaki tam hakkını” teyit etti.

Bu haftanın başlarında Kuveyt, hava sahasında “bir dizi düşmanca insansız hava aracını” engellediğini de bildirdi ancak dronların nereden fırlatıldığını belirtmedi.

Bu sızma, Nisan ayında Kuveyt’in Orta Doğu’daki en büyük petrol rafinerilerinden biri olan Mina el-Ahmadi petrol rafinerisini ve bir enerji ve tuzdan arındırma tesisini vuran saldırıların ardından geldi. Kuveyt, sorumlunun İran olduğunu belirtmişti.

30 Mart’ta ise Kuveyt’in bir enerji ve tuzdan arındırma tesisine düzenlenen ve Kuveyt’in yine İran’a atfettiği bir saldırıda bir Hint vatandaşı hayatını kaybetmişti. Tahran bu saldırıların sorumluluğunu reddetmiş ve bunun yerine İsrail’i suçlamıştı.

İran kıyı şeridine sadece 80 km (50 mil) uzaklıkta bulunan Kuveyt, tuzdan arındırılmış suya büyük ölçüde bağımlıdır.

#Kuveyt #İran #DevrimMuhafızları #BubiyanAdası #SızmaGirişimi #UluslararasıHukuk #KuveytEgemenliği #DiplomatikKriz #KörfezBölgesi #Güvenlik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir