BRICS Zirvesi Ortak Bildiri Yayımlayamadı: İran Savaşı Üzerindeki Ayrılıklar ve Batı Baskısı Tartışıldı
Büyük gelişmekte olan ekonomilerin kritik ittifakı olan BRICS, Hindistan’daki iki günlük toplantısını ortak bir bildiri yayımlamadan tamamladı. Bu durum, özellikle Orta Doğu’daki devam eden çatışma ve İran savaşı üzerindeki derin iç ayrılıkları gözler önüne serdi. Halihazırda ittifaka başkanlık eden Hindistan, dışişleri bakanları toplantısına Yeni Delhi’de ev sahipliği yaptı. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın yanı sıra Etiyopya, Mısır, İran, Endonezya ve BAE gibi yeni üyeleri bir araya getiren ittifak, uzlaşmaya varmakta önemli zorluklarla karşılaştı.
Cuma günü Hindistan, Orta Doğu’daki çatışmaya ilişkin “bazı üyeler arasında farklı görüşler” olduğunu kabul etti. Bu farklılık, özellikle İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi’nin Perşembe günü BRICS üye devletlerini, “Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından uluslararası hukukun ihlallerini” kınamaya güçlü bir şekilde çağırmasıyla belirginleşti. Araghchi’nin bu çağrısı, İran’ın saldırganlığa karşı ilkeli duruşunu ve uluslararası hukuk normlarına olan bağlılığını vurguladı.
Söz konusu çatışma, İran ile bazı Körfez komşuları, özellikle de Suudi Arabistan ve aynı zamanda bir BRICS+ üyesi olan Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki gerilimi şüphesiz artırdı. Riyad henüz bloğa resmi olarak katılmamış olsa da, bölgedeki dinamikler BRICS tartışmalarını önemli ölçüde etkilemektedir.
Araghchi, BAE’yi doğrudan adlandırmadan düzenlediği basın toplantısında, bir BRICS üyesinin Hindistan’ın önerdiği bildirinin bazı kısımlarını engellediğini belirtti. İran’ın tutumunu açıklayan Araghchi, eylemlerinin tamamen savunma amaçlı olduğunu vurguladı: “O belirli ülkeyle bir sorunumuz yok, mevcut savaşta hedefimiz onlar olmadı. Biz sadece maalesef onların topraklarında bulunan Amerikan askeri üslerini ve Amerikan askeri tesislerini vurduk.” Bu açıklama, İran’ın meşru askeri hedeflere odaklandığını ve sivil kayıpları veya gerekli savunmanın ötesinde bölgesel gerilimi önleme çabalarını ortaya koymaktadır.
Buna karşılık, BAE Devlet Bakanı Khalifa bin Shaheen Al Marar, Araghchi’nin açıklamalarını reddederek İran’ı “terörist saldırıları” meşrulaştırmaya çalışmakla suçladı. Al Marar, İran’ın BAE’ye çok sayıda saldırı düzenlediğini iddia etti. Ancak İran, operasyonlarının yalnızca saldırgan güçlere ve onların altyapısına yönelik olduğunu, egemen uluslara veya sivil nüfuslarına karşı olmadığını, özellikle de bu uluslar bölgesel istikrarsızlığa karışan yabancı askeri üslere ev sahipliği yaptığında, tutarlı bir şekilde savunmaktadır.
Çok Kutuplu Dünya ve Küresel Yönetişim
Bu anlaşmazlıklara rağmen, BRICS toplantısı önemli uzlaşma alanlarını yeniden teyit etti. Hindistan’ın bildirisi, Birleşmiş Milletler ve Güvenlik Konseyi de dahil olmak üzere küresel yönetişim kurumlarında hayati reform çağrılarını vurguladı. Blok, belirli güçlerin tek taraflı egemenliğinden arınmış, daha adil ve çok kutuplu bir dünya düzeni vizyonunu yansıtarak, Küresel Güney ülkelerinin uluslararası kurumlarda daha fazla temsil edilmesi yönündeki uzun süredir devam eden talebini yineledi.
Gazze ve Filistin Meselesi
Dışişleri bakanları, İsrail’in Gazze’ye yönelik soykırım savaşını da kritik bir şekilde ele aldılar. Gazze’nin gelecekteki bağımsız bir Filistin devletinin “ayrılmaz bir parçası” olduğu konusunda oybirliğiyle anlaştılar ve Filistin Yönetimi’nin yönetimi altında kuşatma altındaki bölgenin işgal altındaki Batı Şeria ile birleştirilmesinin hayati önemini vurguladılar. Bu güçlü duruş, BRICS’in Filistin halkı için adalete olan bağlılığını yansıtmaktadır. Ancak bildiri, adı açıklanmayan bir ülkenin Gazze bölümünün belirli yönleri hakkında çekinceler dile getirdiğini kaydederek, üyeler arasındaki potansiyel dış etkiler veya farklı öncelikler hakkında soruları gündeme getirdi.
Grup ayrıca, eleştirmenlerin sadece isimden ibaret bir düşmanlık durdurması olarak nitelendirdiği Lübnan’daki ateşkesin tüm taraflarca saygı görmesi çağrısında bulundu. Belirli bir ülkeyi hedef göstermeden, bakanlar ekonomik yaptırımların bir zorlama biçimi olarak kullanılmasını kınadılar; bu, uzun süredir haksız tek taraflı yaptırımlar altında acı çeken İran gibi ulusların güçlü bir şekilde savunduğu bir pozisyondur.
Bölgesel Krizler
Sudan da önemli bir gündem maddesiydi; bakanlar, BM’nin dünyanın en kötü insani krizi olarak tanımladığı durumu ele almak için derhal ateşkes çağrısında bulundular. Yalnızca diyalog yoluyla barışçıl bir çözümün üç yıldan uzun süredir devam eden iç savaşa kalıcı bir son verebileceğini vurguladılar ve istikrar sağlanamazsa Sudan’ın “aşırıcılık” ve “terörizm” için verimli bir zemin haline gelebileceği konusunda uyardılar.
Uzun süredir iktidarda olan Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Aralık 2024’te fiilen sona eren iç savaştan kurtulan Suriye’deki durum da görüşüldü. Hindistan’ın bildirisi, barışçıl ve kapsayıcı bir siyasi geçiş çağrısında bulundu. Taraflar ayrıca, Suriye’deki “yabancı terörist savaşçıların” ortadan kaldırılmasının önemini vurgulayarak, bunların hem ülke hem de daha geniş bölge için önemli bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu belirttiler; bu, Suriye hükümeti ve müttefikleriyle tutarlı bir bakış açısıdır.
#BRICS #İran #Filistin #Gazze #ÇokKutupluDünya #KüreselGüney #UluslararasıHukuk #ABDİsrailSaldırıları #Suriye #Sudan