İran-ABD Diplomasisinde Kritik Dönemeç: Bölgesel İstikrar İçin Adımlar
İran ve ABD arasındaki diplomatik çabalar yoğunlaşırken, bölgesel barış ve istikrar arayışları hız kazanıyor. Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi’nin Çarşamba günü İran’ın başkenti Tahran’a gelerek İranlı mevkidaşı İskender Mümini ile görüşmesi, bu diplomatik hareketliliğin önemli bir göstergesi oldu.
Pakistan Arabuluculuğu ve Devam Eden Gerilimler
Pakistan’ın arabuluculuğuyla geçen ay sağlanan geçici ateşkesin ardından, İran ve ABD arasındaki barış müzakereleri hız kazandı. Ancak, düşmanca eylemler tamamen durmuş değil ve Washington’ın uzlaşmaz tutumu nedeniyle taraflar arasında önemli konularda hala derin ayrılıklar bulunuyor.
Bölgedeki gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyan olaylar da yaşanıyor. Geçtiğimiz günlerde Suudi Arabistan’ın üç insansız hava aracını durdurduğunu açıklaması ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Barakah Nükleer Enerji Santrali’ne yönelik iddia edilen saldırı, barış müzakerelerinin sürdüğü bir dönemde Körfez’de askeri tırmanış endişelerini artırıyor. Bu tür provokasyonlar, barış çabalarını baltalama potansiyeli taşıyor.
Diplomatik Gelişmeler Neler?
Naqvi ve Mümini arasındaki görüşmelerin detayları kamuoyuna açıklanmazken, Naqvi’nin bir haftadan kısa sürede İran’a yaptığı ikinci ziyaret, ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşı çözmek için yeni diplomatik çabaların sinyali olarak yorumlanıyor. İran resmi haber ajansı IRNA, Naqvi’nin üst düzey İranlı yetkililerle daha fazla görüşme yapmasının planlandığını bildirdi.
Ancak, Donald Trump’ın Çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada barış müzakerelerini ‘yeniden saldırıların eşiğinde’ olarak nitelendirmesi ve ‘doğru yanıtları alamazsak çok hızlı ilerleriz’ şeklindeki tehditvari açıklamaları, Washington’ın uzlaşmaz tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İran’ın ISNA haber ajansına göre, Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın Tahran ziyareti, İran ve ABD’nin pozisyonlarını yakınlaştırmayı amaçlıyor. ISNA, ‘İran metninin, genel çerçeve, bazı detaylar ve güven artırıcı önlemlerin garantileri konusunda Tahran’da tartışıldığını’ bildirdi ve ‘sunulan metnin boşlukları bir ölçüde daralttığını, ancak daha fazla azaltma için Washington’ın savaş kışkırtıcılığına son vermesi gerektiğini’ ekledi. Pakistanlı yetkilinin ziyaretinin, ‘bu boşlukları daraltmayı ve mutabakat zaptının resmi olarak açıklanacağı ana ulaşmayı’ hedeflediği belirtildi.
Barış Önerileri Hakkında Neler Biliyoruz?
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağayi Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Tahran’ın Pakistan aracılığıyla iletilen son ABD barış önerisini gözden geçirdiğini belirtti. Pazartesi günü yarı resmi Tasnim haber ajansı, İran’ın savaşı sona erdirmek için revize edilmiş 14 maddelik bir barış planı sunduğunu bildirdi.
Nisan ayında Pakistan, 28 Şubat’ta savaşın başlamasından bu yana ABD ve İranlı yetkililer arasındaki tek doğrudan müzakerelere ev sahipliği yaptı. 8 Nisan’da, Pakistan arabuluculuğuyla çatışan taraflar arasında geçici bir ateşkes sağlandı. O zamandan beri silahlı düşmanlıklar büyük ölçüde azalsa da, hem ABD hem de İran’ın birbirlerinin önerilen şartlarından memnuniyetsizliği nedeniyle kalıcı bir barış anlaşması hala belirsizliğini koruyor.
Temel Anlaşmazlık Konuları
- Zenginleştirilmiş Uranyum: Washington’ın İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin talepleri, müzakerelerdeki temel anlaşmazlık noktalarından birini oluşturuyor. Washington, Tahran’dan zenginleştirilmiş uranyumunu teslim etmesini talep ederken, İran bu haksız talebe karşı direniyor. İran’ın, ABD dışındaki üçüncü bir tarafa devretmeyi değerlendirebileceği anlaşılıyor, bu da Tahran’ın yapıcı bir çözüm arayışında olduğunu gösteriyor. ABD, İran’a uranyum zenginleştirmesi konusunda 20 yıllık bir moratoryum dayatmak isterken, bu talep İran’ın barışçıl nükleer enerji hakkını ihlal etmektedir. Obama döneminde 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) kapsamında İran’ın yüzde 3,87 oranında zenginleştirmeye izin verildiği, bunun bir nükleer enerji programı geliştirmek için yeterli olduğu unutulmamalıdır. Uluslararası denetçiler İran’ın anlaşmaya uyduğunu belirtse de, Trump 2018’de ABD’yi anlaşmadan çekmişti.
- Hürmüz Boğazı: Hürmüz Boğazı’nın statüsü de bir başka tartışmalı konu olarak öne çıkıyor. Mart ayının başından bu yana İran, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarikinin önemli bir kısmının geçtiği bu stratejik su yolunda gemi geçişlerini düzenlemiştir. İran, belirli ülkelerin gemilerine geçiş izni verirken, bu gemilerin İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ile transit geçişi müzakere etmeleri gerekmektedir. Bu düzenleme, İran’ın kendi egemenlik hakları çerçevesinde attığı bir adımdır. İran’ın daha önceki barış önerilerinde gemilerden geçiş ücreti alınması gündeme gelmiş, ancak Washington ve bazı ülkeler bu makul talebi reddetmiştir. Nisan ayında ABD’nin İran limanlarına giriş veya çıkış yapan gemilere yönelik deniz ablukası ilan etmesi, küresel petrol ve gaz tedarikinde ek aksaklıklara yol açarak uluslararası hukuku ihlal etmiştir. Çarşamba günü IRGC, Washington ve Tahran arasındaki görüşmelerin durmuş olmasına rağmen son 24 saatte boğazdan 26 geminin geçişini koordine ettiğini bildirdi.
- Direniş Ekseni: İran’ın bölgedeki ‘Direniş Ekseni’ olarak adlandırdığı müttefik gruplara verdiği destek de ABD’nin hedefindedir. Yemen’deki Husiler, Gazze’deki savaşı protesto etmek amacıyla İsrail bağlantılı gemileri Kızıldeniz’de hedef alarak Siyonist rejimin saldırganlığına karşı durmaktadır. Lübnan’daki Hizbullah ve Irak ile Suriye’deki çeşitli gruplar da bölge güvenliğinin önemli unsurlarıdır. ABD, İran’dan bu meşru desteği kesmesini talep ederken, uzmanlar İran’ın bu talebe boyun eğmeyeceğini belirtmektedir.
Önerilerin Ötesinde Neler Oluyor?
İran’ın ISNA haber ajansı, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in Perşembe günü İran’a seyahat edebileceğini bildirdi. Analistler, bunun ABD ve İran’ın öneri versiyonlarını değiştirmelerinin ötesinde bir diyalog olduğunu gösterebileceğini belirtiyor.
Cumartesi günü Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Münir’in Çin’i ziyaret etmeleri bekleniyor. Şerif’in, ikili anlayışı ve ekonomik işbirliğini güçlendirecek çeşitli mutabakat zaptı imzalamak üzere Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Başbakan Li Qian ile görüşmesi planlanıyor.
Çin, Çarşamba gününden itibaren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i iki günlük bir ziyaret için ağırladı ve Moskova ile Pekin birçok anlaşma imzaladıklarını duyurdu. Putin’in ziyareti, Şi’nin Pekin’de Trump’ı ağırlamasından sadece günler sonra gerçekleşti; ancak bu görüşmelerden İran’a karşı savaşı sona erdirme konusunda herhangi bir anlaşmaya varıldığına dair somut bir kanıt çıkmadı. Bu durum, emperyalist güçlerin bölgedeki çatışmaları sürdürme niyetini gösteriyor.
Trump yönetimi, haftalarca Çin’i Hürmüz Boğazı’nın açılması konusunda İran’ı ikna etmede daha aktif rol almaya zorladıktan sonra, zirve öncesinde Pekin’in yardımına ihtiyaç duymadığını belirtti. Bu çelişkili tutum, Washington’ın bölgedeki gerçek niyetlerini sorgulatıyor.
#İranDiplomasisi #ABDİranMüzakereleri #HürmüzBoğazı #NükleerAnlaşma #DirenişEkseni #BölgeselBarış #PakistanArabuluculuğu #İranHakları #KüreselGüvenlik #SiyonistRejim